Obsesif Kompülsif Bozukluk

    Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi Ankara

    Obsesif kompulsif bozukluk tedavisi Ankara; her yaştan bireyde görülebilen ve hayatı olumsuz etkileyen bir psikolojik bozukluktur. Kısaca, “takıntı hastalığı” olarak özetleyebileceğimiz bu bozukluk, esasında endişe ve anksiyeteye dayanır. Kişi sürekli ellerini yıkamazsa hasta olacağını, istemeden başkalarına zarar vereceğini düşünebilir. Bu ve buna benzer düşünceler, kişinin günlük aktivitelerini ciddi şekilde etkiler. Tedavi edilmediğinde, aile ve sosyal ilişkilere zarar veren, kişinin sorumluluklarını yerine getirmesine engel olan bir durumdur. Özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan takıntıların, yetişkinlik dönemine olumsuz aktarımları oldukça fazladır. Obsesif kişi genellikle bu durumu kendi başına yenemez. Dolayısıyla profesyonel destek alınması, bozuklukla baş etmede en etkili sonuçları verir. Ankara’da obsesif kompulsif terapisi hakkında daha detaylı bilgi almak için Uz. Kli. Psk. Melike Serttaş ile iletişime geçebilirsiniz.

    Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

    Obsesif kompulsif bozukluğu daha iyi anlamak için öncelikle “obsesyon” ve “kompulsiyon” kelimelerini ayrı ayrı inceleyelim.

    Obsesyon; kişinin kendi düşünce ve inanç sistemi içerisinde kabul ettiği inatçı ve takıntılı düşüncelerdir. Temizlik takıntısı, sayma takıntısı, düzen takıntısı vb.

    Kompulsiyon ise obsesyon olarak nitelendirdiğimiz, takıntılı davranışların sürekli tekrar etmesidir. Obsesif kompulsif hastaların birçoğu yaptığı davranışın yersiz ve saçma olduğunun farkındadır. Ancak yine de içlerindeki endişeyi dindirebilmek için aynı hareketi tekrarlamaya devam ederler. (Yara olana kadar elleri yıkamak, ters duran eşyaları düzeltmek vb…) Kişi yapmak istemese bile zihnindeki düşünceler, takıntıya dönüşen davranışın yapılmasını adeta emreder.

    OKB Kimlerde Görülür?

    OKB genellikle ergenlik döneminde başlayıp, 20 – 30’lu yaşlarda devam eden bir hastalık olmasına rağmen bu konuda sınırlama yapmak doğru olmaz. Özellikle yoğun stres altında büyüyen çocuklarda OKB görülme oranı da oldukça fazladır. Anne babada OKB varsa ve çocuğun aile öyküsünde çeşitli psikolojik bozukluklara rastlanıyorsa OKB görülme olasılığı da artar. (Genetik yatkınlık)

    Özellikle çocukluk çağında oluşan ve atlatılamayan travmalar da yetişkinlerde görülen obsesyonun önemli bir nedenidir.

    Bunun dışında kişilik özellikleri de OKB oluşumunda etkilidir. Mükemmelliyetçi kişilerde OKB görülme olasılığı daha fazladır.

    Obsesif Kompulsif Davranış Belirtileri Nelerdir?

    Obsesif kompulsif davranışlar birçok şekilde ortaya çıkabilir. Bu nedenle herkeste farklı belirtiler gösterir. Genel anlamda, takıntılı düşünceler kişinin okul, aile ve iş yaşamını etkilemeye, kısıtlamaya başlamışsa bunun bir bozukluğa dönüştüğünü söyleyebiliriz.

    En sık karşılaşılan obsesif kompulsif davranışlar:

    • Temizlik ve düzen takıntısı
    • Sevdiklerinin başına bir şey geleceğinden korkma
    • Sevdiklerine zarar verme korkusu
    • Düzen takıntısı
    • Cinsel düşüncelere saplantı
    • Dini fikirlere saplantı
    • Sayma takıntısı: Bir söz ya da düşünceyi belirli bir sayıda söyleme, bir davranışı belirli bir sayı kadar tekrarlama
    • Hastalanma korkusu
    • Batıl inançlar konusunda takıntılar
    • Biriktirme ve saklama takıntısı
    • Dokunma takıntısı: Bir yere ya da bir nesneye dokunmadan rahat edememe olarak kategorilere ayrılabilir.

    Çocuklarda Görülen Obsesif Kompulsif Davranışlar

    Obsesif kompulsif davranışlar yetişkinler kadar çocuklarda da görülebilir. Çocuklar, endişe ve kaygıyı yönetme konusunda yetişkinlere göre daha hassastır. Obsesif çocuklar;

    • Odaklanmakta güçlük çekebilir
    • Sosyal aktivitelere katılmaktan kaçınabilir
    • Huzursuz hissedebilir
    • Sırt çantasını hazırlama, giyinme, hazırlanma gibi konularda fazla zaman harcayabilir.

    Ankara Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi Nasıl Olur?

    Obsesif kompulsif düşüncelerin tedavi edilmesi için öncelikle altta yatan endişeli düşüncelerin değiştirilmesi gerekir. Kişi, bugüne kadar inandığı ve endişe duyduğu düşüncelerin tersini uygulayarak, korkusunun yersiz olduğunu deneyimlemelidir. Bunu da bir alışkanlık hâline getirmelidir. Psikoterapi, sağlıklı düşünce sisteminin inşa edilmesinde oldukça etkilidir. Kişi, kendi dünyasından, kendi bulunduğu noktadan bakarken göremediği sağlıksız düşünceleri, bir uzman yardımı ile fark edebilir. Bu süreçte, endişe duygusunun kontrol altına alınması için ilaç tedavisi de yardımcı olabilir.

    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi